Header Ads

Şeker, Avrupalı tüketici için 'hem dost hem düşman'

Fonksiyonel bileşen üreticisi BENEO tarafından gerçekleştirilen yeni kalitatif tüketici araştırması, tüketicilerin şekeri “hem düşman hem dost” olarak algıladıklarını ortaya koyuyor. Bununla birlikte araştırma, tüketicilerin sağlıkla ilgili endişelerinde şekerin ve karbonhidratın büyük rol oynadığını gösteriyor.

Araştırma kapsamında, beş Avrupa ülkesinde[1] 5000’den fazla tüketicinin şeker, karbonhidrat ve beslenme konusundaki algıları kan şekeri tepkisi bağlamında değerlendirildi.

Tüketiciler Karbonhidratı Sağlık Sorunlarının Kilit Noktası Olarak Görüyor
Sonuçlar doğrultusunda tüketicilerin sağlıkla ilgili endişeleri önem sırasına göre şöyle: kilo kontrolü (%43), yorgunluk ve düşük enerji (%36), stres (%35). Tüketiciler söz konusu sağlık sorunlarıyla baş etmede şekerin ve karbonhidratın miktarı ile niteliğinin büyük etken olduğunun bilincindeler.

Tüketicilerin beslenmelerindeki şeker miktarını azaltmak için en temel motivasyonları, şekerin sağlık üzerindeki olumsuz etkisi. Daha az şeker tüketmek isteyen katılımcıların %58’i en önemli itici güçlerinin kilo kontrolü olduğunu söylediler. Ayrıca şeker tüketiminin diyabet gibi zararlı, uzun süreli etkileri de şekeri tüketimini azaltmaya çalışanların neredeyse üçte birinin saydığı faktörlerden biri oldu.

Çalışmaya katılanlar tükettikleri şeker miktarını azaltmak istemelerine rağmen şeker tutkularından tamamen vazgeçmeye hazır değildiler. %60’ı şekeri tadını sevdiği, üç kişiden biri de (%33) genel ruh halline iyi geldiği için tükettiğini belirtti.

Tüketiciler ‘İyi’ ve ‘Kötü’ Karbonhidratların Farkı Konusunda Daha Bilinçli Hale Geliyor
Tüketiciler daha az şeker tüketmenin faydasını görmekle beraber karbonhidratların vücut ve beden için en büyük enerji kaynağı olduğunun da farkındalar. Katılımcıların %46’sı karbonhidrat tüketmelerinin gerekçesi olarak enerji harcamalarını gösterdi. Aynı zamanda iki katılımcıdan birinin “iyi” ve “kötü” karbonhidratı ayırt etmesi, tüketicilerin farklı türlerdeki karbonhidratları birbirinden ayırmaya başladıklarını gösteriyor.

Tam tahıllı, lif, kompleks karbonhidratlar ve yavaş salınımlı karbonhidratlar “iyi” olarak kabul ediliyor. Araştırmaya katılanların %51’i yavaş salınımlı karbonhidratların genel olarak daha iyi ve %60’ı yavaş salınımlı karbonhidratlar ile sürdürülebilir enerji arasında bağlantı olduğunu düşünüyor.

Üreticilerin Palatinose™ (izomaltuloz), hindiba lifleri Orafti® Inülin ve Oligofruktoz ya da şeker ikamesi ISOMALT gibi yavaş salınımlı karbonhidratları tercih etmeleri, tüketicilerin sağlıklı kilo ve enerji yönetimini destekleyen alternatiflere olan gereksinimlerini karşılamalarına yardım edebilir. Bu fonksiyonel bileşenler şeker pancarı ve hindiba kökünden doğal olarak elde edilmiştir. Hafif tatlılığa sahip bu bileşenler, tüketicilerin şeker benzeri tat isteklerini karşılamalarına yardımcı olurken yüksek glisemik şekeri ve/veya kalori miktarını düşürerek besinsel profili geliştirir. BENEO, kan şekerini düşürücü özellikleri olan diyet lifleri oligofruktoz ve inülin, benzersiz yavaş salınımlı karbonhidratı Palatinose™ ve şeker ikamesi ISOMALT için pozitif EFSA görüşü ve ilgili sağlık beyanlarını almıştır.

BENEO Tüketici Algısı Müdürü Gudrun Dold’un yorumları şöyle: “Araştırma sonuçları şeker ve karbonhidratların günlük beslenmede belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor. Tüketiciler daha az şeker tüketmek istemelerine rağmen şeker benzeri tattan ve zevklerinden vazgeçmek istemiyorlar. Öte yandan tüketiciler “iyi” ve “kötü” karbonhidratları ayırt etmeye başlıyorlar. Bu durum üreticilerin, her yaşam biçimi ve yaş grubu için geliştirilen, fark yaratan yiyecek ve içecek ürünlerinde kullandıkları karbonhidratların niteliğine büyük önem vermelerini gerektiriyor.”
Fav

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.