Header Ads

Unutulmuş bir lezzet: Halepişi


Güneydoğu mutfağının sıra dışı tadı Halepişi, Hacıbey Döner Lokantası’nın ustalığı ile birleşerek müdavimlerini bekliyor.
Ataşehir’de kapılarını yeni açan Hacıbey Döner Lokantası, Güneydoğu’dan gelen bir lezzet olan Halepişi’ni geleneksel yöntemlerle hazırlayıp özel bir sunumla misafirlerinin beğenisine sunuyor.

Bursa’da 1950 yılında başlayan ve 1993-2013 yılları arasında 20 yıl Teşvikiye’de dönerciliğe devam eden 3. Kuşak İsmet Hacıbeyoğlu yönetimindeki Hacıbey Döner Lokantası, mönüsünde kültürümüzün unutulmuş lezzetlerine yer veriyor. Bu özel yemeğin Bursa kebabından farkı işlenmiş soğan karışımının yer almasıdır. İsmet Hacıbeyoğlu tarafından özel geliştirilen soslar ile zenginleştirilen Halepişi’nin içerisinde yer alan soğan, ağızda koku bırakmıyor.

Halepişi, dilimlenmiş pide yatağı üzerine, çırpılarak inceltilmiş yoğurt üzerinde domates sosuyla servis ediliyor. Piyaz şeklinde doğranmış soğan, ince kıyım maydanoz ve sumak ile terbiye edilip kenarda bekleyen karışım, yoğurtlu pide yatağının üzerine dikkatlice diziliyor. Sonra da döner eti dizilip kızdırılmış tereyağ ile lezzetlendiriliyor.

Mönüde ayrıca Halepişi’nin yanı sıra reçetesi İsmet Hacıbeyoğlu tarafından özel olarak hazırlanan özel sos ile marine edilip tereyağı ile servise sunulan Bursa Kebabı yer alıyor. Kara fırında sade, çörek otlu ve tam buğday unundan yapılan özel ekmeklerde servis edilen ekmek arası döneri, pilav üstü döneri ve lavaş döneri ile Hacıbey, İstanbul’un en lezzetli dönerini vadediyor. Hacıbey’in özel kebap sosuyla hazırlanan dönerleri, sosun et lezzetini bastırmaması özelliği, gurmeler ve damak tadına düşkün olanlar tarafından özellikle tercih ediliyor.

Zarif sunumları ile Patlıcan Ezmesi ve Balkan Ezmesi ikramları, gerçek et, veya sebze suyu kullanılarak hazırlanan çorbaları ve en düşük şeker oranı ile tam tadında hazırlanan özgün tatlıları, şıra, limonata ve şerbetleri ile Hacıbey, misafirlerini özledikleri lezzetlerle buluşturuyor.

Çocukluğundan beri bu alanda hizmet veren İsmet Hacıbeyoğlu Halepişi ile ilgili olarak “1950 veya 51 yılında işyerimizde çıraklık yaparak zaman geçirdiğim çocukluk yıllarımda yorucu geçen servis sonrasında yenen kebaplar, günün yorgunluğu alan bir ödül gibiydi. İşte tam bu yıllarda tanıştığım bir tür kebap çıktı karşıma: HALEPİŞİ.

Merhum babam, bu kebabın çok eskiye dayandığını adından ötürü, büyük bir olasılıkla güneydoğudan, yani bir zamanlar Osmanlı coğrafyası olan şimdiki kuzey Suriye’den gelmiş olabileceğini açıklardı. Kültürümüze ait unutulmuş yemeklerin, menümüzde yer alması, bizler için mesleki ve sosyal sorumluluktur ” dedi.
Fav

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.