Anadolu’nun en köklü gastronomi miraslarından Gaziantep mutfağı, Boğaz’a nazır rafine bir deneyim olarak yeniden yorumlanıyor. Shangri-La Bosphorus, İstanbul, “Taste of Türkiye” serisinin ilk konuğu olarak Hışvahan’ın Executive Şefi Nusret Karateke’yi ağırlıyor; şef, imza lezzetlerini 15–19 Nisan tarihleri arasında IST TOO’da gastronomi tutkunlarıyla buluşturuyor.
Taste of Türkiye başlıyor: Anadolu’nun lezzetleri Boğaz’da
İstanbul'un kalbi Beşiktaş'ta yer alan Shangri-La Bosphorus, İstanbul, “Taste of Türkiye” serisi kapsamında her ay Türkiye’nin farklı gastronomi destinasyonlarından seçkin şefleri ağırlayarak, yerel mutfakları uluslararası bir sahnede yeniden yorumlamayı hedefliyor. Serinin ilk konuğu olarak Anadolu’nun kültürel miraslarından Hışvahan Executive Şef Nusret Karateke, Gaziantep mutfağının köklü reçetelerini İstanbul’un kalbinde, Boğaz’a nazır IST TOO’da unutulmaz bir deneyime dönüştürüyor.
IST TOO’da sınırlı süreli Hışvahan deneyimi: Şefin imzası ve anlatımıyla
Gaziantep’in 500 yıllık kültür mirası Hışvahan’da hayat bulan lezzetler, Executive Şef Nusret Karateke’nin imzasıyla Shangri-La Bosphorus, İstanbul’da sınırlı süreli bir gastronomi deneyimi olarak sunuluyor.
Misafirler, Hışvahan’ın imza tatlarını tadım menüsü veya à la carte seçenekleriyle deneyimleyebilecek; aynı zamanda Executive Şef Nusret Karateke ile tanışarak, mutfağın ilhamını ve hikâyesini birebir keşfetme fırsatı bulacak.
Menü; çiğ köfte, yoğurtlu firik ve cevizli zeytin piyazı gibi serpme mezelerle başlarken, yuvalama ve çağla aşı gibi geleneksel başlangıçlarla devam ediyor. Gavurdağ salatasının ardından, içli köfte, Antep peynirli börek ve omaç gibi yöresel tatlar öne çıkıyor.
Ana yemeklerde firik pilavı eşliğinde küşleme kebabı, mevsimsel dokunuşlarla keme kebabı ve ekşili ayvalı taraklık gibi karakterli tarifler sunulurken; finalde Antep peynirli ve fıstıklı irmik helvası ile bastık kızartması, menüyü rafine bir dokunuşla tamamlıyor.
Tarihin taşlarında saklı bir mutfak mirası: ‘Hışvahan’
Gaziantep Kalesi’nin eteklerinde yer alan Hışvahan, 1577 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından inşa edilen ve “Pamuk Kozası Han” olarak da bilinen tarihi bir yapı. Osmanlı’dan günümüze uzanan bu eşsiz han, 2016 yılında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun biçimde restore edilerek yeniden hayat buldu.
Tarihi Kentler Birliği’nin “Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma” proje yarışmasında 15. Yıl Özel Ödülü’ne layık görülen Hışvahan, bugün hem mimari zarafeti hem de gastronomik vizyonuyla geçmişin ihtişamını bugünün konforuyla buluşturuyor. Siyah-beyaz kesme taşları, zarif kemerleri ve sade mimarisiyle öne çıkan bu han; Gaziantep’in kültür yolu üzerinde, müze ve turistik merkezlere yürüme mesafesinde konumlanıyor.
Yerel mirası çağdaş yorumla buluşturan bir şef
Executive Şef Nusret Karateke, Anadolu mutfağını çağdaş bir perspektifle ele alan öncü isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Yerel ürünlerin sürdürülebilir kullanımı, otantik reçetelerin korunması ve modern sunum teknikleri konusundaki yaklaşımıyla, Hışvahan’ın gastronomi dünyasındaki başarısında önemli bir rol üstleniyor.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder