Porland, yılda 60 ton porselen kırığını yeniden değerlendirerek sürdürülebilir koleksiyonlara dönüştürüyor
Doğayı koruyan iş süreciyle arıtma tesisinden çıkan arıtma çamurlarından yılda ortalama 200 ton ham madde elde ederek çevresel etkisini minimize eden Porland, her yıl ortalama 60 ton porselen kırığıyla ürettiği Re-Gen ve Stoneware koleksiyonları sayesinde porselene yeniden hayat verirken gezegene olan sorumlulukları bir kez daha hatırlatıyor. Sürdürülebilir şıklığın yeni adı olan Re-Gen ve Stoneware koleksiyonları, bugünün ihtiyaçlarını yarının kaynaklarını tüketmeden karşılıyor.
Doğayı sadece bir kaynak değil, gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olarak gören Porland, geliştirdiği yenilikçi iş modelleriyle sürdürülebilir üretimi destekliyor. Atık su arıtımından düşük karbon emisyonlu üretime, atıkların geri dönüşümünden enerji tasarrufuna kadar birçok alanda yeşil adımlar atan Porland, sıfır atık toplama sistemi sayesinde yılda ortalama 270 ton atığı geri dönüşüm tesislerine ulaştırıyor. Marka, GES ile birlikte yıllık toplam elektrik tüketimimizin yaklaşık yüzde 53’ünü yenilenebilir enerji kaynaklarından kullanıyor.
Sürdürülebilirliğin çıkış noktası, “Nasıl daha fazla değer üretiriz?” sorusunda saklı
İklim değişikliğiyle mücadeleyi sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda güçlü bir fırsat alanı olarak gören Porland, çevreci üretim anlayışını her alanda güçlendirmeye devam ediyor. Sürdürülebilirlik bakış açısını tüm iş sürçlerine entegre ettiklerini söyleyen Porland Yönetim Kurulu Üyesi İmge Pamukçu, ekonomiye ve çevreye katkı sunan çalışmalarının altını çizdi: "Sorumlu bir marka olmanın bilinciyle hareket ediyor, toplum ve çevre üzerindeki etkimizi en aza indirmek için yasal gereklilikleri titizlikle takip ediyoruz. Porland’da enerji verimliliği ‘Nasıl tasarruf ederiz?’ değil, ‘Nasıl daha fazla değer yaratırız?’ sorusuyla başlıyor. Çünkü iklim dostu üretim, bizim için bir sonuç değil, büyümenin ta kendisi."
GES ile 2025 yılında toplam 5450 MW elektrik tasarrufu sağladı
Porland’ın hatalı ürünleri öğütüp ham madde olarak yeniden kullanarak atık miktarını azalttığını belirten Pamukçu, sözlerine şöyle devam etti: “Atık azaltma ve geri dönüşümde ulaştığımız rakamlar, iklim dostu üretimdeki kararlılığımızı gösteriyor. Environmental Social Governance (ESG) performansımızı GRI standartlarına uyumlu; ölçüyor, analiz ediyor ve sürdürülebilirlik performansımızı geliştiriyoruz. Sıfır atık toplama sistemlerimiz sayesinde yılda ortalama 270 ton atığı geri dönüşüm tesislerine ulaştırıyoruz. Bunun yanında arıtma tesisinden çıkan arıtma çamurlarından yılda ortalama 200 ton ham madde elde ederken porselen kırıklarımızın yılda ortalama 60 ton kadarını tekrar kullanarak sürdürülebilir koleksiyonlarımız olan Re-Gen ve Stoneware’ı üretiyoruz. Birim üretim başına tükettiğimiz su miktarını 2025 ve 2026 yılında yürüttüğümüz çalışmalar ile yaklaşık yüzde 40 oranında azaltırken toplam su tüketimimizin yıllık yüzde 40’lık oranını atık sularımızı arıtarak sağlıyoruz. GES ile birlikte yıllık toplam elektrik tüketimimizin yaklaşık yüzde 53’ünü yenilenebilir enerji kaynaklarından kullanıyoruz. Bu da 2025 yılında toplam 5450 MW’e tekabül ediyor. Tüm bu sürdürülebilir hamleler bizi, doğayı koruyan ve gelecek nesiller için yaşanacak dünya bırakan bir marka kimliğine kavuşturuyor.”
Sofraları geri dönüşümle tasarlanan koleksiyonlarla donatıyor
Porland Ar-Ge merkezinde yürütülen çalışmalar neticesinde, reaktif sırlı ürünlerin kırıkları kullanılarak yepyeni ürün gruplarının hayata geçirildiğini belirten Pamukçu, şunları söyledi: “Projemizin çıktısı olarak Porland Stoneware ve Porland Re-Gen koleksiyonları ile Cookland ve Pioli alt serilerini kullanıcıların beğenisine sunuyoruz. Bunun yanında Stoneware ve Cookland yeni reçete model ve dijital desen tasarımları geliştirdik. Geri dönüşüm oranımızı artırırken kaliteden de taviz vermeden doğaya saygılı üretimi sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki bugün sofralara kattığımız her estetik dokunuş, yarınlara bırakacağımız temiz bir dünyanın teminatıdır. Porland olarak, gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir gezegen vaadimizi koleksiyonlarımızla somutlaştırmaya devam edeceğiz.”





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder